TELEFON-RANDEVU: 0533 040 00 25

      

 

RANDEVU AL

UZM.Psk.Nil ÖZEN 26 May 2014
Uzm. Klinik.Pisikolog.

Nil Bireyşoğlu Özen

Randevu Al

Psikoloji - Hatay

Randevu ve bilgi için bizi arayın:0 326 215 14 00   - 0 530 407 14 56   Uzm.Psk.Nil ÖZEN 0533 040 00 25

Uzm.Klinik Psikolog Nil BİREYŞOĞLU ÖZEN

Nil Bireyşoğlu Özen Kimdir?

Uzm. Psk. Nil Bireyşoğlu ÖZEN, 1982 yılında Hatay/Antakya'da doğmuştur. Ankara Üniversitesi Psikoloji Bölümünde lisans eğitimini tamamlamış ayrıca Yakın Doğu Üniversitesi Klinik Psikoloji Yüksek lisans programını Yüksek Onur Öğrencisi olarak tamamlamıştır. 

Mezun olduğu 2005 yılından itibaren çeşitli kuruluşlarda danışan kabulü yapmış, 2008 yılından bu yana Antakya Terapi  Merkezi''nde çalışmalarını sürdürmektedir. 

Mesleki gelişimi açısından bir çok eğitim ve kurs programını başarıyla tamamlamış olan Uzm. Psk. Nil Bireyşoğlu Özen, Ankara Kavaklıdere Umut Hastanesi, Ankara Örstaş (Beyaz) Özel Eğitim Merkezi, Hatay Antakya Alg Psikoteknik Merkezi, Antalya Terapi Psk. Değ. ve Dşm. Merkezi, Hatay Altınkaya Özel Eğitim Merkezi, Hatay Antakya Erencan Özel Eğitim Okulun'da bir çok danışan ile alakadar olmuştur.

Uzm. Psk. Nil Bireyşoğlu ÖZEN, mesleki çalışmalarına şu an Hatay/Antakya'da bulunan Terapi Psikolojik Danışmanlık Merkezi'nde devam etmektedir.

T E D A V İ L E R :

Hipnoterapi

Emdr terapi

Aile danışmanlığı

Bilişsel davranışçı terapi

Bireysel psikoterapi

Bütüncül psikoterapi

Çift terapisi

Cinsel terapi

Çocuk ve ergen psikolojisi problemleri

Çocuk terapisi

Çocuk ve ergen terapisi

Çocuklarda yeme problemleri

Davranış bozuklukları

Dinamik psikoterapiler

Emdr terapi

Ergen terapisi

Evlilik terapisi

Fobilerden kurtulmak

Kaygı bozuklukları

Eğitim danışmanlığı

Mmpi- minnesota çok yönlü kişilik envanteri

Grup terapisi

Psikodinamik psikoterapi

Psikolojik danışmanlık

Regresyon terapisi

Psikoterapi

Ağlama ve öfke nöbetleri

Şema terapi

Sigarayı bırakmak

Tematik algı testi (tat)

Vajinismus tedavisi

Vajınusmus

Bender gestalt motor algı testi

Anne-baba eğitimi ve danışmanlığı

Dinamik psikoterapiler

Dikkat testleri

Varoluşçu psikoterapi

Wisc-r-çocuklar için zeka testi

Yaşam koçluğu

Yetişkin terapisi

Vajinismus tedavisi

Depresyon tedavisi

Çocuklarda zeka testi

Kognitif Davranış Terapi

Hipnoterapi

Yetişkin Psikoterapisi

Psikoterapi

Emdr terapi

Cinsel terapi

Kognitif Davranış Terapi

Aile Terapisi

İlişki terapisi

Diploma aldığı kurum

  • ANKARA ÜNİVERSİTESİ

İlgi Alanları

Borderline Kişilik Bozukluğu

Vajinismus (Vajinusmus)

Obsesif Kompulsif Bozukluk

Panik Bozukluğu

Zayıflama (Kilo verme) tedavisi

Bireysel Terapi

Ruh Sağlığı

Evlilik(Çift) Terapisi

Madde Bağımlılıkları

Çocuk - Ergen Psikolojisi

Baş Ağrıları

Duygu Durum Bozuklukları

Agorafobi

Aile Terapisi

Kadın-Erkek Cinselliği

Depresyon

Fobiler

Dikkat Eksikliği-Hiperaktivite Bozukluğu

Aile İçi İletişim Sorunları

Altını Islatma Problemi

Alkol Bağımlılığı

Hamilelik Psikolojisi

Baş Dönmeleri

Davranış Bozuklukları

Evlilik Sorunları

Ereksiyon Sorunu

Hipokondriazis

Erken Boşalma

Histrionik Kişilik Bozukluğu

Öfke Kontrol Bozukluğu

Ölüm Ve Yas

Okul Korkusu

İktidarsızlık

Takıntı

İletişim Problemleri

Hipnoterapi

Hipnoterapi

Sosyal Fobi

İlişki Problemleri

Özgüven Sorunu (Kendine Güven Sorunu)

İnternet Bağımlılığı

Sertleşme Problemi

EMDR Terapisi

Cinsel Terapi

Anksiyete Bozuklukları

Cinsel İşlev Bozuklukları

Dürtü Kontrol Bozukluğu

Evlilik Sorunları

Kabus Bozukluğu

Kaygı

Konversiyon Bozukluğu

Majör Depresif Bozukluk

Narsistik Kişilik Bozukluğu

Yeme Bozuklukları

Özgül Fobi

Panik Bozukluğu

Psikolojik Bozukluk

Sınav Kaygısı

Somatizasyon Bozukluğu

Şizoid Kişilik Bozukluğu

Travma Sonrası Stres Bozukluğu

Vajinismus (Vajinusmus)

Hipnoterapi

Konuşma terapisi

Oyun Terapisi

Hipnoz

Alt Islatma- Kaka Kaçırma

Kardeş kıskançlığı

Anoreksiya

Bulimia Nervoza

Kişilik Bozuklukları

Çocuk Zeka Testleri

Boşanma Oryantasyonu ve Evlilik Krizleri

Acılı-ağrılı birleşme

Eş Seçimi

Enürezis Nokturna (Gece Alt Islatma)

Psikoterapi

Tırnak yeme

Sosyal Anksiyete

Ergenlik Sorunları ve Sınav Kaygısı

Çocuklarda Tuvalet Eğitimi

Okula uyum güçlükleri

Öğrenci koçluğu

MMPI

Ağrılı Cinsel İlişki (Disparoni)

Cinsel İsteksizlik

Uçak Fobisi (Uçuş Korkusu)

Hastalık Kaygısı

Gece Yeme Bozukluğu

Ejakülasyon Bozukluğu (Boşalma Zorluğu)

Üstün yetenekliler

 

 

Kariyer koçluğu

Cattell 2a zeka testi

Cattell 3a zeka testi

Çocuklarda zeka testi

Good enough zeka testi

 

ANTAKYA TERAPİ MERKEZİ

HİPNOZ

UZM.Psk.Nil ÖZEN 26 May 2011

Hipnoz Hastasının Özellikleri

 

Hipnoz adaylarını seçerken hastanın değerlendirilmesi önemlidir. Benim kanaatime göre gelecek hastaların uygun olup, olmadıklarına karar vermek için kullanılacak kriterler şunlardır:

   A. Yaş

  B. Hipnoza ve hekime inanç ve şifa bekleme

  C. Motivasyon

  D. Konsantre olma kabiliyeti

  E. Hayal gücü


A - YAŞ:

On ila yirmi yaşları arasında veya yirmi yaşların ilk yıllarında olan hastaların diğer yaş gruplarına nazaran hipnotik duruma daha kolay ve hızlı girdiği görülmektedir. Spesifik yaş sınfı olmamasına rağmen, yedi ila altmış yaş arasındakiler en iyi hipnotize olmaktadırlar. Hipnoz, yüksek hayal güçleri sebebiyle yedi yaştan daha küçükler üzerinde bile etkilidir. Çocuklarda hipnoz genellikle son derece basit bir işlemdir. Çocukların yaklaşık yüzde 100 ü hipnotize edilebilir. Teknik, adultler için tasarlanandan biraz farklıdır. Pratikte, çocukların hafif bir transa girdikleri ve onları hipnotize etmek için gerekli tekniği minimal olduğu görülecektir. Bu konuda iki ana kural şudur:

a) Çocuğun güvenini kazanınız.

b) Ne yapacağını ona anlatınız.

Yazarlar arasında erkeklerin mi yoksa kadınların mı hipnoza karşı daha hassas oldukları konusunda farklı fikirleri vardır. Fikirlerin çoğu kadınların erkeklere nazaran daha iyi denekler olduğu şeklindedir. Bu durum, muhtemelen toplumumuzdaki kadınların daha bağımlı cinsiyet olmalarına ve bundan dolayı, hipnotik indüksiyon sırasında verilen telkinlere daha az direnç göstermelerine bağlıdır.

B - HİPNOZA VE HEKİME İNANÇ VE ŞİFA BEKLEME:

Hipnoza karşı beslenen inancın bilinçli olması şart değildir. En iyi sonuçların birçoğu şöyle diyen hastalarda meydana geldi. "Beni hipnotize edebileceğinize inanmıyorum." Bu pek çok insan için, gece tek başına bir mezarlıktan geçmeye benzer, hiçbirimiz hayaletlere inanmasak da, orada kimseyle karşılaşmayı istemeyiz.

Hipnoz hakkındaki batıl inançlar ve hipnotistin gücüyle ilgili yanlış fikirler çoğu kez, hastanın hassasiyetini arttırıcı yönde etki eder. Bazan batıl inançlar ve yanlış fikirler hastayı engelleyecek özelliktedir. Fakat bu durum hekimle ilk konuşmada ortadan kalkabilir. Birçok yanlış fikirler, filmde, sahnede, televizyon veya radyoda hipnozun son derece dramatik sunulmasından kaynaklanmaktadır.

Bilinçaltı inancı hipnoz için elzemdir, bilinçli inanç ise arzu edilir. Şifa beklemek için inanç olmalıdır. Bazı hastalar, ancak öteki bütün tedavi türlerini denedikten ve pekçok hekimi ziyaret ettikten sonra hipnoza başvururlar. Bu hastalar tedavi metoduna inanmış olmalarından ziyade, onun, kendilerinin son umudu olduğuna inandıkları için, hipnotik tedaviye başvururlar. Bununla beraber, büyük kısmı, ilk seanslarında hipnoza iyice inanırlar.

Hasta, bir hipnetorepist olarak, hekimine güvenmelidir. Onun karar ve fikirlerine saygı duymalıdır. Bir hekimden yıllarca eski usul tedavi almış bir hasta, hipnoterapi için, cevap vermeyen birine nazaran daha iyi bir aday olacaktır.

Bazı hastalar rahatsızlıklarının psikojenik kısmını sorun kabul etmezler. Şayet bunlar iyi hipnotik denekler olurlarsa, iyileşme mükemmeldir. Ancak psikoterapiye karşı direnç meydana gelirse, iyileşme için daha dikkatli olunmalıdır. Tedavi süresinin uzatılması gerekebilir. Şahıs şifa bulacağını beklemelidir. Beklemek, arzu etmeyle aynı şey değildir. Uykusuz biri uyuyabilmeyi arzu eder, fakat, genellikle, bir başka uykusuz geceyi bekler.


C - ARZU VE YÖNELİM:

Hastanın, inanç kazanmak için samimi bir motivasyonu olmalıdır. Bu belki de en önemli ön şattır. Bazan, hasta hipnotik tedaviyi ve terapisti kendi savunma sistemine yönelik bir tehlike gibi görür. Bu durum doğal olarak hastanın gururunu ve güvenlik hissini arttırır ve hasta tabii ki, mevcut davranış şeklinde ısrar ederek herhangi bir bozma veya değişikliğe karşı direnir.

Şifa sağlamak için, hastanın yeterli arzu ve yönelimi olmalıdır. Ağır ruhsal bozukluğu olan hastaların motivasyonu çok azdır. Hipnotik indüksiyon temininde, direnci önlemek için sadece hasta motivasyonunun değil, aynı zamada hekim motivasyonun da önemli olduğu düşünülebilir. Bunun karşılıklı bir ilişki olduğunu ve samimi olmazsa, hekimin dirence sebep olabileceğini akıldan çıkarmayınız.

Bazan, bir merak konusu olarak, hipnotize olmanın heyecanını yaşamak için veya sadece ne olduğunu görmek için hipnozu denemeyi arzu edenler hipnotik tedavilere başvururlar. Farkına varılırsa, böyle gruplar kabul edilmemelidir. Üçüncü seanstan sonra, iyileşme motivasyonu eksikliğinin hekimden saklanması güçtür.

Hasta konsantre olabilecek kadar, ruhsal kapasite taşımalıdır. Zeka seviyesi düşük şahıslardaki sonuçlar kötüdür. Çoğunlukla, daha zeki ve daha iyi eğitim görmüş bir şahıs, daha iyi denektir. En azından vasat bir zeka arzu edilir. Eğitim görmüş olma, hekimle hasta arasındaki ilişkiyi kolaylaştırdığı ve açıklığa kavuşturduğu için arzu edilir. Eğitim hastanın şikayetlerini, yaklaşımlarını ve arzularını daha açık tarif etmesini sağlar.

Normal şahıslarla kıyaslandığında, en iyi hastalar zeki olanlardır. Psikotikler, gerizekalılar ve bazı psikonörotiklerin hipnotize edilmesi güç, hatta imkansız olabilir. Fiziksel rahatsızlıkların, sinirsel orijinli olma ihtimalini düşünebilen bir hasta, kendisine böyle bir ihtimalin tartışılarak izah edilmesi gereken hastaya nazaran çok daha iyi cevap verecektir. Böyle düşünen hastalar, bu düşüncelerini hemen, genellikle de şikayetlerini anlatırken açığa vuracaklardır. Normal düşünce miktarından daha fazlasına sahip olan hastalar, birkaç tane bitmemiş veya memnun edici olmayan analize tabi tutulmuş veya psikoloji sahasında çok okumuş olabilirler. Çoğunlukla, böyle bir hasta, daha çok şey istemeyi ve daha çok eleştirmeyi öğrenecektir ve tedaviye ortalama bir hastadan daha az cevap verecektir.


D - KONSANTRE OLMA KABİLİYETİ:

Hasta ilişki kurmaya istekli olmalıdır. Bu özellik, şüpheciler ve psikolojik bir dengesizliği olanlar dışında herkes tarafından gösterilir. Kooperasyon kurma kaabiliyetini azaltabilen korkular, şüphe, endişeler, ilk hipnotik seanstan önceki tartışmada ortadan kaldırılmalıdır.

Hastanın en önemli katkılarından biri, konsantre olma ve dikkatini toplama kaabiliyetidir. İnsanların çoğu konsantre olabilir, fakat, bazan, kişilik yapısı veya öteki faktörler sebebiyle, hipnotik indüksiyon için gerekli birkaç saniye süresince bile dikkatini tek bir düşünceye yöneltemeyen bir şahıs müracaat edebilir. Vaktin sınırlı olması bu tip bir hastanın herhangi bir hekim tarafından kabul edilmesini önleyebilir.


E - HAYAL GÜCÜ:

Hastalarımızda engin bir hayal gücünü aramalıyız. Hayal gücü geniş; yer, zaman ve kişi bileşimlerinin çeşitli karışımlarını hayalinde kurabilen hastalar, indüksiyon tekniğinin başarıya ulaşmasında çok etkilidir. Bu tip hastalar tedaviden de büyük yarar görür.

 

KLİNİK UYGULAMALAR

Çocuk hipnozunun klinik uygulamaları, kabaca altı kategoriye ayrılabilir. (Tablo 22.1). Bu kategoriler, çocuk sağlığını korumak için kullanılan değişik klinik uygulamalarda, bu tekniklerin nasıl uygulanabileceğini düşünmek için pratik bir yol sunar. Aşağıda yer alan kısa klinik hikayeler özel uygulama örneklerini ve gerçek klinik vakalarda görülen hipnoz öncesi görüşmelerde ve hipnoz sırasında uygulanan hipnoz dilinin kullanımını tasvir etmektedir.

Tablo 22.1 Çocuk hipnozunun klinik uygulamalarının kategorileri

1. Kötü alışkanlıklar ve Bozukluklar – örneğin parmak emme, tırnak yeme, saç teli yolma, alt ıslatma.

2. Davranışsal Sorunlar – örneğin uyum sorunları, sinirlilik, kardeş kıskanma.

3. Biyodavranışsal Düzensizlikler – örneğin astım, migren, Tourette sendromu, iltihabi bağırsak hastalığı, yüksek tansiyon, siğil.

4. Ağrı – örneğin akut ağrı (yaralanma, hastalık veya tıbbi müdahaleler sonucunda oluşan), kronik ve sürekli tekrarlayan ağrı (kronik bir hastalık veya özür, travma, tekrarlayan işlemler sonucu oluşan).

5. Anksiyete – örneğin performans anksiyetesi (sahne korkusu, resitaller, okul sınavları, spor müsabakaları), akut üzüntü ve kayıp (ölüm, boşanma v.b.), travma sonrası stres bozuklukları, anksiyete bozuklukları, fobiler.

6. Kronik Hastalık/Çoklu Sistem Hastalık/Ölümcül Hastalık – örneğin hemofili, AIDS, kistik fibroz, diyaliz, kanser, otobağışıklık sistemindeki düzensizlikler.

HİPNOZ, CİNSEL BOZUKLUKLARIN TEDAVİSİNDE NEDEN YARARLIDIR?

Hipnoz, cinsel bozuklukların tedavisindeki geleneksel yaklaşımlarla birlikte uygulandığında, tedavi seçeneklerini genişleterek süreci rahatlatır. Hammond (1990) hipnozun geleneksel cinsel bozukluk tedavilerinin yanında kullanıldığında bir çok avantaj sağladığını belirtmiştir. Özellikle, hastanın partneri yoksa, uygun değilse ya da tedaviye katılmaya istekli değilse, hipnoz hastayla birebir çalışmak için iyi bir tekniktir.

Hipnoz, hem yüzeysel, hem de derin olumsuz düşünce süreçlerini etkileyen doğrudan ve dolaylı yöntemler sunmaktadır. Araoz’un da belirttiği gibi (1982), hastaların kendileri hakkındaki olumsuz düşünceleri sorunları büyütmektedir. Cinsellikte düşüncenin, imgenin ve sembollerin çok önemli bir yeri vardır. Rahatsızlıkta rol oynayan özdeşliklerin, sembollerin ve imgelerin değişmesi, terapinin önemli bir amacıdır. Hipnoz, tedavinin bütün seviyelerindeki bilişsel boyutu etkileyen güçlü bir araçtır. 

 

Kaynak:

http://www.hipnoz.com 

KİMLER PSİKOLOJİK TEDAVİYE GELİYOR?

UZM.Psk.Nil ÖZEN 09 Aralık 2014

Aşağıda belirtilen ve benzeri sorunlarımız varsa sizin de yardım almanız uygundur. 

 

     Kendimi daha iyi tanımak, hayattan ne istediğimi bilmek istiyorum.
     Kimse beni anlamıyor. İnsanlara kendimi anlatamıyorum.
         İstesem de “HAYIR” diyemiyorum.

ANTAKYA TERAPİ MERKEZİ

İLETİŞİM & ADRES

  • Address : ATATÜRK CD.ODABAŞI MAHALLESİ, AÇIKGÖZ 2 APARTMANI  NO:13 KAT:3 ANTAKYA (İSKENDERUN YOL ÜZERİ Carfour karşısı Erdoğan otomotiv arkası)
  • Email : antakyapsikolog@gmail.com
  • TEL. : RANDEVU : +90 326 215 14 00
  • Uzm.Psk.Nil ÖZEN +90 533 040 00 25